Çağdaş Sözlük

ham ~ حم

Resimli Kamus-ı Osmani - ham ~ حم maddesi. Sayfa: 401 - Sira: 10

1914 yılında basılmış, Resimli Kamus-ı Osmani, Ali Seydi ; ham maddesi. osmanlıcada ham ne demek, ham anlamı manası, ham osmanlıca nasıl yazılır. Osmanlıca sözlükte ham hakkında bilgi. Arapça ham ne demek. Arapça osmanlıca sözlük. Farsçada ham anlamı

Resimli Kamus-ı Osmani - حم ham ne demek. osmanlıca yazılışı anlamı manası..

ham ~ حم güncel sözlüklerde anlamı:

HAM ::: f. Olmamış, pişmemiş, çiğ. * Nâfile, beyhude, boşuboşuna. * İşlenmemiş, üzerinde çalışılmamış. * Acemi kimse, tecrübesiz. Terbiye görmemiş kişi.

HAM ::: f. Bükülmüş, kıvrılmış, eğrilmiş.

ham ::: haş

ham ::: (f. s.) : eğri, bükülmüş. Kamet-i ham : eğri boy. Ebrû-yi ham : eğri kaş.

ham-ı zülf ::: zülfün (saç lülesinin) kıvrımı, büklümü.

hamm ::: (a. i.) : şiddetli hararet.

humma ::: (a. i.) : 1) ateşli hastalık. 2) nöbet. 3) sıtma.

hummâ-yi râcia ::: hek. fiyevr reküran, fr. fîevre recurrente.

Ham :::


  1. Yenecek kadar olgun olmayan (meyve).

  2. İşlenmemiş (madde).

  3. İdmansız.

  4. Gerçekleşme kolaylığı veya imkânı olmayan.

  5. Kaba, toplum kurallarını bilmeyen, incelmemiş.

hâm ::: çiğ , tecrübesiz , eğri , bükülmüş , ham , bükük , olmamış

ham ::: ‬çiğ

ham ::: ham

ham ::: ‬eğik eğri

ham ::: bükük

hâm ::: (f. s.) 1) pişmemiş, olmamış, çiğ. 2) işlenmemiş, üzerinde çalışılmamış. 3) boş, nafile, beyhude. Hayâl-i hâm, Ümîd-i hâm : boş hayal, boş ümit. 4) terbiye, tecrübe görmemiş, acemi [kimse].

hamm ::: (a. i.) şiddetli hararet.

ham ::: kaba, kabak, olmamış, tor

HAM :::

f. Olmamış, pişmemiş, çiğ. * Nâfile, beyhude, boşuboşuna. * İşlenmemiş, üzerinde çalışılmamış. * Acemi kimse, tecrübesiz. Terbiye görmemiş kişi